Mut Mutlu Sonlu Masöz Zeliha Hanım

Mut Mutlu Sonlu Masöz

Dikkatli, hüzünlü ve ciddi bir ifadeyle baktı ve “Geçmişini anlatmana sevindim. Senin hakkında düşündüklerimde yanılmamışım,” dedi. “Ne Mut Mutlu Sonlu Masöz düşünmüştün?” diye sormuş oldum, kolay elde edilebilir bir kız olduğum düşüncesiyle beni kırmasından korktum. “İnsanın içine işleyen o bakışa sahip olabilmek için ba‐ şından çok şey geçmiş bir kız, özür dilerim bir hanım, oldu‐ ğunu düşünmüştüm. Melissa. Hayatımda hiç senin gibi bir kadınla karşılaşmamıştım. Yumuşacık bir sevgi duyduğumu düşündüğüm an. Gizemli ve dayanılmaz çekiciliğinle büyü‐ leniyor benliğim”. Sözcükler ağzından tane tane çıkıyor, bir cümleden ötekine geçmeden verdiği uzun arada bana gözle‐ rini sunuyor sonra mevzuşmaya yeniden başlıyordu.

Güldüm ve “aslında beni daha pek tarifıyorsun. Sözünü ettiğin bu duygularla bir ihtimal karşılaşır kim bilir hiç karşılaş‐ mazsın”. “Evet, haklısın,” dedi beni dikkatlice dinledikten sonrasında devam etti: “ama gene de denemek istiyorum, seni tanımama izin verir misin?”. “elbet, elbette izin veririm,” dedim, masanın üzerinde duran elini tuttum. Sanki düş görüyorum Günlük, çok güzel ve sonu olmayan bir düş sanki. Valerio’dan bir bildiri aldım, beni görmek istediğini yazmış. Fakat şu anda o bile bana o denli uzak ki. Öğretmenimle son bir defa sevişmemin, istediğimin tam olarak ne olduğunu, Melissa’nın gerçekte ne olduğunu; bir canavar mı yoksa ar‐ mağan almayı ve vermeyi hak edecek bir insan mı bulunduğunu öğrenmem için, son bir kere sevişmemin yeterli olacağını sa‐ nıyorum.

Mut Mutlu Sonlu Masöz

Gaslım aydın, okullar kapandı! Bu sene notlarım oldukça düşük, ben azca çalıştım, öğretmenlerim beni anlamaya pek çalışmadılar. Her neyse ki. Beni tümüyle yok edemeden kurtardım paçayı, sınıfımı geçtim. Bugün Valerio’yu görmüş oldum. Bar Epoca”da olacağını ve onu bulmamı söylemişti. Koşarak çıktım. Bunun, ne istediğimi anlayabileceğim fırsat olduğunu düşünüyordum. Bara geldiğimde, asfaltta iz bırakacak kadar sert bir fren yaparak durdum, hepimiz dönerek baktı. Valerio masada tek başına otu‐ ruyordu, gülümseyerek ve başını sallayarak hareketlerimi izliyordu. Ağırbaşlı görünmek ve ciddi bir tavır sergilemek için yavaş yavaş yürümeye başladım. Kırıta kırıta masasına yöneldim, yaklaştığımda bana. “‘Loly, yürürken sana nasıl baktıklarını görmüyor musun?” dedi.Başımı “yoo hayır” anlamında salladım. “Her bakana dönüp bakmam,” dedim. Valerio’nun yanına bir adam geldi, omzuna doğru eğildi.